GÜLİZ MUSTAFAOĞLU

TAKI TASARIMCISI - İSTANBUL / MAÇKA

03.05.2015

Kariyerine reklam ve filmlerinde sanat yönetmenliği yaparak başlayan Güliz Mustafaoğlu, malzeme ve tasarım bilgisini kullanarak kendi için takılar tasarladı. Aldığı takı tasarım eğitimi sonrasında, sanat yönetmenliğini bırakarak Yuka markasını yarattı. Geometrik formlar üzerinden yola çıkarak hazırladığı koleksiyonlarına Maçka’daki atölyesinde devam ediyor.

Güliz Mustafaoğlu kendini nasıl tanımlıyor, biraz kendinden bahsedebilir misin?
1982’de İzmir’de doğdum. 2000 yılında Marmara Üniversitesi G.S.F Sinema TV okumak için İstanbul’a geldim. Üniversite bittikten sonra, sanat yönetmenliği alanına ilgi duydum ve bunun üzerine daha spesifik bir eğitim alabilmek için İngiltere’nin Londra şehrine gittim. Orada 1 yıl boyunca iç mimarlık ve sanat yönetmenliği üzerine kurslar aldım. Bu süreçte çok fazla malzeme tanıdım, çizim yaptım ve tasarım hakkında fikir edindim. Döndüğümde reklam filmleri için sanat yönetmeliği yapmaya başladım.
 
Bunlar benim ne yaptıklarım. Kendimi nasıl tanımlarım sorusu biraz daha derin. Bir şeyler üretebilmek, tasarlayabilmek, yeni bir şeyin ortaya çıkışına şahitlik etmek benim hayatta en çok sevdiğim şeyler. Bu süreçleri içinde barındıran her iş ve proje beni heyecanlandırıyor. Genelde neşeli ve çalışkan biriyimdir, bir işe başlamışsam bir an önce bitirmek için de elimden geleni yaparım. Bir işin sürünmesi bana göre değil. Başladığım işe konsantre olup onu en iyi şekilde bitirmek için elimden geleni yaparım.

Sanat Yönetmenliğini bırakıp takı tasarımı yapmaya nasıl karar verdin?
Sanat yönetmenliği yaparken , kendime farklı malzemelerden takılar yapıyordum. Hamurdan, taşlardan… Bunlar benim için çok keyifli zamanlardı, biraz daha geliştirip metal ile çalışmak istedim ve bir takı tasarımı kursuna başladım. Yaklaşık 2 yıl devam ettim, aradığımı bulmuştum. Tasarımlar biriktikçe yapma istediğim arttı. Sanat yönetmenliğini çok severek yapıyordum fakat çok uzun saatler, çok zor şartlarda çalışıyordum ve artık biraz yorulmuştum. Takı tasarımına başlamam ve kendi atölyemi kurmamla stressiz, huzurlu bir hayata geçiş yapmış oldum.

Yuka markası nasıl doğdu?
Yuka markası kendime takılar yaparken ortaya çıktı. Biriken ürünleri bir arkadaşımın dükkanına koymaya karar verdik ilk 2010 yılında, tabii bir isim bulmak gerekiyordu. Yuka benim çok sevdiğim bir bitkinin adı. Aynı zamanda Japon’da bir kız ismi. Tasarımlarıma uygun bulduğum için bu adı çok sevdim.

Koleksiyonlarını hazırlarken, nelerden ilham alıyorsun?
Koleksiyon hazırlarken genelde farklı bir malzeme ile çalışmak ve bu malzemenin beni yönlendirdiği doğrultuda tasarımlarıma yön vermeyi seviyorum. Son koleksiyonumda doğal taşları kullanmıştım. Doğal taşlar sınırsız bir dünya, ömür boyu farklı bir tasarım oluşturabilirsiniz…
Şimdi yeni koleksiyonda iplerle bir şeyler yapmayı düşünüyorum. Tasarımlar genelde geometrik temelli oluyor, bunun üzerine eklemeler yapıyorum.

Bir koleksiyonun ortaya çıkma sürecini kısaca bize anlatabilir misin?
Bir koleksiyon önce kafamda dolaşmaya başlıyor. Sonra kağıda döküyorum düşündüklerimi, ve bunları bir süre biriktiriyorum. Sonra mum kalıp veya geleneksel yöntemlerle ana kalıplarını hazırlamaya başlıyorum. Bu aşama koleksiyonu ortaya çıkarırken en fazla üzerinde düşündüğüm ve çalıştığım aşama oluyor.
Ana kalıplar ortaya çıktıktan sonra bunları çoğaltmaya başlıyoruz. Döküm, kaplama gibi işlemlerde başka atölyelerden destek alıyorum. Parçalar ortaya çıktıktan sonra son dokunuşlar kalıyor. Mine yapılacaksa veya taş takılacaksa, zincir, ip gibi şeyler eklenecekse hepsi bu aşamada sonlandırılıyor. Ve son olarak da benim çok önemsediğim lookbook fotoğraf çekimleri için çalışmalara başlıyoruz.

Malzeme seçimini nasıl gerçekleştiriyorsun?
Malzeme seçimi olarak kendimi sınırlamıyorum. Düşündüğüm koleksiyona en uygun olacağını düşündüğüm malzeme hangisi ise o malzeme ile işe başlıyorum. Malzemenin sertliği, yumuşaklığı, rengi, ince olsa bile mukavemetini koruması o koleksiyonun temelini oluşturuyor.

Sanat Yönetmenliği yapmış olmanın, koleksiyonlarını hazırlamana katkısı oluyor mu?
Ben çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Her tasarımın ortaya çıkışı bir form ve renk dengesi ile oluşuyor. Buradaki oran orantıyı ve dengeyi iyi yakalamak tasarımı iyi bir şekilde ifade etmemi sağlıyor. Yaratım sürecindeki tüm işlerin geçmişte yaptıklarım ile birbirine bir şeyler kattığını düşünüyorum.

Tasarımlarına hakim olan temel bir düşünce var mı?
Tasarımlarıma hakim temel düşünce geometri. Doğadaki her şey, her form geometrik bir temel üzerinden hayat buluyor. Bu çizgisel mükemmellik beni çok etkiliyor. Ve tasarımlarımda her zaman çok karmaşık olmayacak şekilde bu en temel formları kullanmaya özen gösteriyorum.

Takı tasarımında da moda tasarımın da olduğu değişen trendler oluyor mu?
Takı tasarımı tabii ki moda tasarımı ile iç içe ilerleyen bir alan. Modayı etkileyen akımlar takıyı da etkiliyor. Bir anda bazı modelleri her yerde görmeye başlayabiliyorsunuz. Mesela geçen yıldan bu yıla uzanan moda earcuff’lar ve palmcuff’lar idi. Her yerde bunların farklı versiyonlarını gördük. Modada önemli olanın tasarımcının kendi yorumunu katması olduğunu düşünüyorum.

Atölyede bir günün nasıl geçiyor? Çalışma disiplinini nasıl sağlıyorsun?
Atölyede bir günüm genellikle yoğun geçiyor. Güne e-maillerimi kontrol etmekle başlıyorum. İnternetten satılan bir ürün varsa onları göndermek üzere hazırlıyoruz. Sonrasında satış noktalarımızda eksik olan ürün vs. varsa onların listelerini kontrol edip stokta biten ürünleri üretmeye başlıyoruz. Bu yönde de her şey hazırsa yeni koleksiyon için ya çizim ya ana kalıp hazırlıkları oluyor. Gün böyle bitiyor. Ben bahsettiğim gibi çalışma disiplini olan biriyim, işleri sırasıyla yoluna koyar, bitince de üzerini çizerim ☺

İstanbul dışında yaşamayı hayal ettiğin bir şehir var mı?
İstanbul dışında sanırım Barselona’da yaşamak isterdim. Avrupa’da en sevdiğim şehir. Hem iklimi güzel, hem çok sanatçı ruhlu bir şehir, insanlar cıvıl cıvıl sokaklarda, şehirden 10 dakika yürüme mesafesinde harika bir sahilden denize girebiliyorsunuz. İstanbul gibi bir metropolde bunun hayali bile bize çok uzak…

Gelecek planların neler? Yeni projeler, koleksiyonlar var mı?
Gelecek yeni bir koleksiyon üzerinde çalışıyorum. Bu koleksiyon için çok heyecanlıyım. Eski dokuma teknikleri ve değişik ipler araştırıyorum. Bunların metal ile birleşiminden takılar üretmeyi planlıyorum. Ayrıca yurt dışı fuarlarını ve sergilerini takip ediyorum. Önümüzdeki yıl birine katılabilmek çok istediğim bir gelecek planı…

Güliz Mustafaoğlu'nun Önerileri

Film / Yönetmen:
Wes Anderson
Woody Allen
Wim Wenders
Ang Lee

Müzik:
Feist
Hindi Zahra
Tunng

Kitap:
Tom Robbins – Parfümün Dansı
Hermen Hesse – Siddartha
Clarissa P. Estes – Kurtlarla Koşan Kadınlar

Website:
designsponge.com
designboom.com
behance.net

 

ÖNERİLEN SÖYLEŞİLER

YİĞİT GÜNEL

YİĞİT GÜNEL

FOTOĞRAFÇI - İSTANBUL / BEYOĞLU
DERYA - AHMET ÖZPARLAK

DERYA - AHMET ÖZPARLAK

HEYKELTIRAŞ - İSTANBUL / MASLAK
CAN - MERT UZER  - BUNKER CUSTOM MOTORCYCLES

CAN - MERT UZER - BUNKER CUSTOM MOTORCYCLES

MOTOSİKLET TASARIMI - İSTANBUL / SEYRANTEPE