CAN - MERT UZER - BUNKER CUSTOM MOTORCYCLES

MOTOSİKLET TASARIMI - İSTANBUL / SEYRANTEPE

07.08.2014

İlk olarak evlerinin salonunda Triumph'ı Bobber'a dönüştürmek için çalışan Uzer kardeşler, bu adımı bir tutkuya çevirdi. Yaptıkları prodüksiyon işlerinin yanısıra kurdukları Bunker Custom Cycles ile eski motosikletleri sahipleri için yeniden tasarlıyorlar.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Vintage motosiklet tutkunu kardeşleriz. Yeni dönem motosikletlerde aradığımızı bulamıyoruz. Bu nedenle 1950-1990 yılları arasında üretilmiş motorlarla ilgileniyoruz. Ama bu yaşlı kızları klasik, fabrikadan çıktığı hale döndürmek değil bizim derdimiz. Vintage bir motosikletin üzerine ekleyip çıkartabileceklerimizle, ne kadar özelleştirebileceğimizle ilgileniyoruz daha ziyade. Atölyeye giren her yeni vintage motor, tasarım potansiyeliyle bizi heyecanlandırıyor. Her yeni motor beraberinde keşif sürecini getiriyor, aradığımız tam da bu galiba. Bu süreçte esas ilham kaynaklarımız da döneminin cafe racer ve bobber kültürü.

Can Uzer (30) Kaykaycı / Mühendis
18 yaşımdan beri kaykay kayıyorum, Türkiye VANS takımındayım. 2004 yılında üniversite 2. sınıfta kaykay parçaları ithalatı ile kendi şirketimi kurdum, jart skateboards distribütörlüğü ile başlayıp 4 yıl Supra footwear Türkiye distribütörlüğü yaptım ve Supra’yı devrettim çünkü üretmediğim bir işten zevk almadığıma karar verdim. Bir yandan Bilge Adam’da 3D Animasyon ve Video Post Dizayn dersleri alıp freelance kameramanlık ve kurgu işleri yaptım ve bir prodüksiyon şirketi açmaya kadar gitti. Şu anda görüntü yönetmenliği ve kurgu yönetmenliği yapıyorum.

Ben Mert Uzer (28)
Yıldız Teknik İletişim Tasarım mezunuyum. Ayrılıp tam zamanlı bir motosiklet insanı olmadan önce 41? 29!'da senior sanat yönetmeniydim. 5 sene çalıştığım 41? 29! benim için ikinci ailem gibi. Orada çıkardığım işler ve bana sunduğu fırsatlar konusunda çok mutluydum ama çalıştığım sektör konusunda ciddi sıkıntılarım vardı. Ayrılıp tasarım zehrimi motorlara akıtmaya karar verdim. Bandit Productions üzerinden hala reklam dünyasıyla ilişkim devam ediyor. Dijital projeler için yönetmenlik ve art direktörlük yapıyorum. Bunker'ın yanı sıra bir de 2011'den beri faal Bandit adında bir prodüksiyon ajansımız var. Uzmanlığımız dijital reklam prodüksiyonu üzerine çünkü kreatif bağlamda televizyon ya da diğer mecralardan daha doyurucu buluyoruz. Örneğin kişiye özel içerik üreten dijital bir reklam kampanyası ve olası problemleri standart bir reklam filminden daha çok ilgimizi çekiyor. Content is the new king.


Fotoğraf: Onur Aynagöz

İlk yaptığınız custom motosiklet neydi, tamamladığınızda nasıl hissettiniz?

İlk adımı 2009'da 1961 model bir Triumph'ı bobber’a dönüştürerek attık. Bu motosikleti 2008'in başında Norton Ali olarak bilinen İngiliz motorlarında uzman bir ustadan aldı Can, haşat vaziyetteydi. Evin salonuna soktuk, parçaladık ve yeniden şekillendirdik. Yaklaşık 8-9 ay sürdü. Bu süreçte Can bazen motoru Ali Usta’nın yanına taşıdı, bazen de Ali Usta’yı evde misafir ettik. Aslında sürecin bu kadar uzamasının nedeni bizim Ali Usta’nın üstünkörü, hızlı ama efektif çözümlerini beğenmiyor oluşumuzdu. Ali Usta'nın yaptığı çoğu şey mükemmeliyetçilik bariyerine takılıyordu. Can motoru defalarca elden geçirdi. Problemimiz aslında upgrade’lere bir türlü dur diyemeyişimizdi. İnternette dünya kadar kaynak var ve projeyi hem Ali Usta'nın bilgilerinden hem de net'ten beslenerek tamamladık. Motor tamamlandıktan sonraki hissi anlatmak güç. Tabii tamamlandıktan sonra kesin olan şey bu konudaki iştahımızın daha da arttığıydı.

Bunker Custom nasıl oluştu?

Can ilk Triumph'unu tamamladıktan sonra 2. bir Triumph aldı ve o projeye başladık. Benim de o sırada gözüm 80'lerin BMW R serisine kayıyordu. Ben de bir R65 aldım ve ona da giriştik. Tabii evin salonu bize dar gelmeye başladı ve o sırada Can'ın ithalat-ihracat için kullandığı depoya taşıdık çalışma alanımızı. 1-2 sene sonra bu alan da yetmemeye başladı ve bugünkü dükkanımıza taşındık. Bunker isminin seçilmesi ve markalaşma çok organik bir şekilde zaman içerisinde gerçekleşti.


Fotoğraf: Onur Aynagöz


Fotoğraf: Onur Aynagöz

Eski dönem motosikletler sizin için neden vazgeçilmez?

Neden eski motorlar sorusuna birkaç farklı cevabımız olur. Birincisi yeni dönem motorlarının kapalı bir kutu olması. Kompleks elektronik devreler, ileri teknoloji bileşenler bizce kullandığınız makineyi sizden uzaklaştırıyor, tanımanıza engel oluyor. Örneğin bir arıza durumunda servise gitmekten başka çareniz kalmıyor. Yaşadığımız dönemde de istenen bu galiba. Bu durum motorla kurduğunuz ilişkiyi zayıflatıyor. Ancak eski motorların teknolojileri temel prensiplere herkesin algılayabileceği, öğrenebileceği temel kurallara dayanıyor. Dolayısıyla eski bir motoru tanımaya yeterli zamanı harcarsanız kişisel olarak müdahale edemeyeceğiniz hiçbir şeyi kalmıyor.

İkinci neden; sanırım dönemin tüketim alışkanlıkları bize uymuyor. Özelleştirdiğiniz motosiklette, harcadığınız emek ve kafa zamanıyla tamamen benzersiz bir görüntü yakalayabiliyorsunuz. Böylece Kızılay dağıtıyormuş da binmişsin hissinden de kurtuluyor insan. Sahibinin estetik ve ergonomik ihtiyaçlarına özel bir araç haline geliyor. Sadece "o" motor için tasarlanmış ve elle ürettiğimiz bir benzin deposu ya da çamurluk veya istenen görünüme göre esas formun ve çizgilerin tekrar şekillendirilmesi, her adım motoru daha da özelleştiriyor. Motosiklete yeni bir form ve postür vermek işin en zevkli kısmı.

Custom motosiklet yapımındaki süreci biraz anlatabilir misiniz?

Bizimle eş kafada bir motosiklet sahibi bizi buluyor ve tanışıyoruz. Genelde çok iyi anlaşıyoruz ve üç kişilik bir tasarım ekibi kurulmuş oluyor. Motorun başlangıç formuna, motor sahibinin ve bizim zevklerimize göre bir tasarım çıkıyor ortaya ve go diyoruz. Kesilip biçilecek yeniden şekillendirilecek kısımlara girişiliyor. Bir taraftan da yeni eklenecek parçaların siparişleri veriliyor. Motor sahibi isterse amelasyonun bir parçası olabiliyor. Zaten çoğu zaman olmak istiyor. İşlerin hızlanması ve sürecin içinde yer alması için bizim de istediğimiz bir şey bu. Motor tamamlandıktan sonrası hem motor sahibi hem de bizim için sürüş ve keşif zamanı. Motor tesliminde kulübe hoş geldin maiyetinde yüzüğümüzü ve deri ruhsat kılıfımızı hediye ediyoruz.

Yaptığınız custom motosikletler, sahiplerinin yaşamlarında nasıl bir değişikliğe neden oluyor?

Projelendirdiğimiz motorları hem sahibini hem bizim estetik ihtiyaçlarımızı karşılamak adına tasarlıyoruz. Dolayısıyla proje bitiminde hepimiz tatmin oluyoruz. Motor sahibinin ergonomik ihtiyaçlarının etrafına kurulu bir tasarım olduğu için aidiyet hissiyatı da tam istediğimiz noktaya ulaşıyor. Çünkü bizce motosiklet kullanmak araba kullanmaya benzemiyor. Motosiklete araç gözüyle bakmamak gerekiyor. İlk başta kulağa biraz garip gelse de metin yazarı bir arkadaşımız motor ve binici arasındaki durumu "ilişki" olarak tanımlamıştı. Adam haklı!

İstanbul’la aranız nasıl? Motosikletle İstanbul’dan uzaklaştığınız yerler var mı?

İstanbul'u en çok gece 3 ile sabah 6 saatleri arasında seviyoruz. İnin cinin top oynadığı saatlerde İstanbul başka bir durumda buluyor insan. O saatlerde bizim gibi garip insanlar haricinde kimse olmuyor sokaklarda. Yeni yerler ve güzergahlar bulmak üzere yola çıkıyoruz. Biraz keşif biraz da kaçış psikolojisi sanırım. Yolda da fotoğraf ve video avı yapıyoruz. İş güç yüzünden halkayı çok genişletemedik ama "Nerdeyim lan ben?" hissini amaçlayarak yola çıkıyoruz.

Motosikletle seyahate çıkmak isteyenler için bir rota önerebilir misiniz?

Motor sürmeye ya da yola çıkmaya yeni girişmiş insanlar için İstanbul - Ağva - Karasu arasını tavsiye ederiz. Hem kolay bir rota hem de doğası müthiş. Tabii ilkbahar veya sonbaharda bu yollar daha güzel oluyor. Genel olarak otobandan uzak durup yan yolları seçerlerse yolculuk keşfe dönüyor. Aslında yola çıkacak insanlar için genel bir tavsiye vermemiz gerekirse, yolculuğa A noktasından B noktasına varmak şeklinde bakmamaları olur. Amaç bir noktadan diğerine varmak olunca mevzu yolculuktan ziyade ulaşıma dönüyor, tadı tuzu kalmıyor.

Gelecek için planlarınız neler?

Bunker'la ilgili ileriye dönük planlarımız var, bizimle eş kafada insanlara limited edition aksesuarlar sağlayan bir marka haline getirmek istiyoruz. Bizim ve bizimle aynı tasarım anlayışına sahip insanların arayınca bulamadığı, estetik anlamda ihtiyaçlarımızı karşılayacak ürünler yaratmak istiyoruz. Stop, sinyal, benzin deposu, çamurluk, sele, deri heybe, eldiven vb. motorcunun keşif yapmak için ve motorunu özelleştirebilmesi için ihtiyaç duyduğu aksesuarları üretmek istiyoruz.

Can & Mert Uzer'in Önerileri

Film:
Children of Men

Müzik:
Vinyl Williams - Higher Worlds
Timber Timbre - Black Water
Wishbone Ash - Vas Dis
Unknown Mortal Orchestra - Ffunny Ffrends
Little Dragon - Feather

Web Sitesi / Blog:
http://blog.iso50.com/

ÖNERİLEN SÖYLEŞİLER

GERAY GENÇER

GERAY GENÇER

İLETİŞİM TASARIMCISI - İSTANBUL / MAÇKA
BURAK ŞENTÜRK

BURAK ŞENTÜRK

ILLUSTRATOR - İSTANBUL / KADIKÖY
DENİZ KADER & CANDAŞ ŞİŞMAN

DENİZ KADER & CANDAŞ ŞİŞMAN

GÖRSEL SANATÇI - İSTANBUL / MAÇKA