18.11.2014

Kesikler

www.franckbohbot.com

Ortam fotoğrafçılığının en önemli isimlerinden biri olarak bilinen Arnold Newman, şöyle demiş: “Fotoğraftaki özne, 20. yüzyıl çerçevesinde düşünülmelidir; yaşadığı evlerle ve çalıştığı iş yerleriyle birlikte – bu yerlerin içeriye girmesine izin verdiği ışıkla, yani bizim onu gördüğümüz ışıkla.” Bu standartlarla bir portre, aslında antropolojik bir zaman kapsülüne dönüşüyor. Kişi ve mekan, aydınlatılmış tek bir ana indirgeniyor; burada da mekan sanki onun göremediğimiz içselliğinin uzantısı gibi, kişiden filizleniyor. 

Franck Bohbot’un süregelen projelerinin doğal devamı niteliğindeki son serisi Kesikler(Cuts), bu soruları merkezinde tutuyor. Bu projede aynı zamanda sanatçı görüntü yönetmenliğine soyunarak bütün mekanlara farklı birer karakter vermeye çabalıyor. Hepsi boş olsalar da göremediğimiz bir insan varlığı hissediliyor. Bugüne kadarki tüm projelerinde belirli mekanların Becher-imsi bir keşfi var, sinema salonları, basketbol kortları, kütüphaneler sürreal bir duryuda yakalanmış birer film seti gibi duruyorlar.  Artık hem kuaförlüğe hem de sinema sektörüne göndermede bulunan Kesikler(Cuts) serisinde, aktörler de aramızda: berber dükkanlarındaki berberler; eski dönem fotoğrafçısı Walker Evans büyük buhran döneminde Amerika kasabalarının sokaklarında dolaştığından beri fotoğraf ilminin ayrılmaz mitolojik özneleri…

Bohbot’un daha önceki fotoğrafik çalışmalarındaki mekanlar gibi, berber dükkanları da şehrin sığınak noktaları olma özelliklerini temsil ediyorlar. Bazıları zamanın geçişine bağışıklık kazanmış kaleler, diğerleri bu eski baba mesleğinin değişken ve düzensiz gelişiminin göstergesi. Ancak hepsi, çevrelerinin adeta bağlantı noktası; genci yaşlısı buraya geliyor ve böylece bu dükkanlar da bulundukları mekanların özelliklerini barındırıyorlar. Crown Heights’dan Spanish Harlem’e, bu dükkanların her birini; yerel tarihi, kültürü, müşterilerini kendi özel dekorunda, sunduğu hizmetlerde, ve tabii ki işin ön yüzü olan berberlerle beraber gösteriyor.

Berberler yalnızlık anlarında fotoğraflanmış – çevrelerinin tanıdık aktivitelerinden ayrıştırılarak yükseltilmiş, şerefli hükümdarlar gibi – iç detaylar varlıklarını hem olumluyor hem de onlar küçük krallıklarını yönetirken geçicilikleriyle kafalarını karıştırıyor. Hiçbir dış ışıklandırma kullanılmamış ve çoğu görsel birkaç dakika içinde çekilmiş, bir berberin yoğun gününden ödünç alınma birkaç dakika. Özne tamamen olduğu ve göründüğü gibi çekilmiş, olağan ve bir o kadar da sinematografik olarak heybetli.

Bohbot’un çalışması gerçeklik ve fantezi dünyası arasında bir yerde; bir yandan belgelerken bir yandan hikaye anlatıyor, Nan Goldin’den alıntı yaparsak 'her karesi var olmayan bir filmden bir kare gibi'.

ÖNERİLEN SÖYLEŞİLER

HANDAN - MERİÇ KARABULUT

HANDAN - MERİÇ KARABULUT

GRAFİK TASARIMCI - İSTANBUL / BEŞİKTAŞ
YİĞİT GÜNEL

YİĞİT GÜNEL

FOTOĞRAFÇI - İSTANBUL / BEYOĞLU
GÜLİZ MUSTAFAOĞLU

GÜLİZ MUSTAFAOĞLU

TAKI TASARIMCISI - İSTANBUL / MAÇKA