21.10.2014

Gerçek bir feminist eleştiri: Guerilla Girls

Modernizmin temel görüşleri ve iddiaları yine onun içinden gelen düşünürler tarafından sorgulanarak yerle bir edilmişken ve dünyada bambaşka tartışmalar almış başını gitmişken Türkiye’de bu tartışma kısır bir döngü içinde ilerliyor. 

Çünkü Türkiye kendine ait, organik bir değişim süreci yerine modernizmle travmatik ve zorlama bir ilişki kurdu her zaman. Bu durumun yansımaları pek çok alanda olduğu gibi sanat alanında görülüyor.

Batıda modern sistemin yeniden ürettiği cinsiyetçilik ve ırkçılık meselesi radikal bir şekilde tartışılırken buradaki sanat çevrelerinde bu meseleler henüz yeteri kadar sorgulanmıyor. 

Her ne kadar Gülsün Karamustafa gibi cesaretle Türkiye’nin “ilerleme” ve “değişim” sürecini sorgulayan sanatçılar olsa da, özellikle cinsiyetçilik meselesini modernizm eleştirisiyle beraber masaya yatırmak yerine yalnızca geleneksel ataerkil sistemini sorgulayan ve eleştirilerini bununla sınırlı tutan baskın bir söylem var.

Uluslararası sanat etkinliklerinde sesini duyurmuş Guerilla Girls isimli sanat hareketinin cinsiyetçilik ve ırkçılık karşıtı söylemleri bu açıdan çok önemli. 1985’te anonim bir feminist hareket olarak kurulan Guerilla Girls ekibi, ilk olarak New York’taki Museum Of Modern Arts’ın “An International Survey of Recent Painting and Sculpture” sergisine katılan 169 sanatçıdan yalnızca 13’ünün kadın olmasına tepki vermek amacıyla biraya geldiler. O zamandan beri yaptıkları posterler, stickler’lar, çeşitli etkinlikler ve eylemlerle sanat piyasasındaki ayrımcılığa dikkat çekmeye devam ediyorlar.

Geleneksel toplumlarda var olan erkek egemen zihniyet, modernizm ve kapitalizmle beraber farklı bir şekle bürünerek varlığını sürdürdü. Dünyada modernleşme süreçleri kadınlara eşitliğe dayalı bir dünya kuruyormuş gibi gösterildi, oysa bu yeni sistem tam tersine ırka ve cinsiyete dayalı ayrımcılıkların büyük bir illüzyonla sorgulanamaz hale gelmesine ve daha da derinleşmesine yol açtı. 

Kadın hakları, özgürlük, eşitlik gibi söylemlerin altında aslında homojen bir toplum yaratma fikri vardı. Bu homojen toplum için tanımlanan ‘modern birey’ de asıl insan olarak görülen erkekti. 

Guerilla Girls tarafından hazırlanan posterde yer alan “Neden Met Museum’da yer almam için çıplak olmam gerekiyor?” sorusu tam olarak modern sisteme yöneltilmiş bir soru. Geleneksel toplumlarda kadın bedeni sürekli tehlike olarak görülen ve saklanan bir şeyken, modern toplumlarda da modern estetik algısına uygun olarak kurgulanmış ve kadını tanımlayan yegane şey olarak karşımıza çıkıyor. Aslında ikisi de kadını sadece beden olarak algılama konusunda aynı noktada durmuş oluyor. Üstelik her an her saniye üstümüze saldığı görsel bombardıman ve propagandalarla bu yeni sistem ideolojisini daha güçlü bir şekilde dayatma şansı buldu.

Guerilla Girls ekibi tarafından hazırlanan Oscar Ödülleri hakkında yapılmış bu çalışmada ödül olarak verilen nesnenin bile tam olarak modern bireyin sembolü olacak şekilde beyaz, erkek ve dayatılan estetik anlayışına göre tasarlanmış bir beden olması sorgulanıyor. Ekip üyeleri taktıkları goril maskeleriyle de hem kimliklerini gizliyor hem de egemen söylemin güzellik anlayışıyla dalga geçiyor. 

Modernizm kadın bedenine hiç durmadan müdahale ederken tek başına geleneği eleştirmenin artık hiçbir anlamı kalmadı. Guerilla Girls ekibinin dünyaya verdiği en önemli mesaj bu aslında. Geleneksel toplumda sürekli saklanan kadın, bu kez de sürekli çıplak olmak zorunda.

Son derece sade ve vurucu cümlelerle oluşturdukları posterler var olan durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kadınlar ve beyaz olmayan sanatçılar için hala hiçbir eşitlik sağlanmış değil ve mücadele etmenin birinci yolu illüzyonları ortadan kaldırıp gerçeklerden bahsetmek. Türkiye’de de bunu başarabilmemiz için ilk önce içinde olduğumuz sistemi daha iyi sorgulamamız gerekiyor, çünkü ayrımcılık yalnızca geleneklerin içinde değil, yürüdüğümüz caddede gördüğümüz billboard’da, izlediğimiz kanalda, okuduğumuz dergide, kısacası her yerde!

Gülsüm Kavuncu Eryılmaz

ÖNERİLEN SÖYLEŞİLER

DERYA ÜLKER

DERYA ÜLKER

RESSAM - İSTANBUL / BEŞİKTAŞ
CAN ÖMER UYGAN

CAN ÖMER UYGAN

TROMPETÇİ - İSTANBUL / GALATA
EDA TAŞLI

EDA TAŞLI

KİNETİK HEYKELTRAŞ - İSTANBUL / KADIKÖY