14.08.2014

15 Dakika Kozmos’a Gittim, Gelicem

Herkesin 15 dakikalığına ünlü olduğu devri kapatmaya 5 kala, herkesin evreni tam anlamıyla keşfedebildiği 15 dakika’nın üretildiği bir çağa gelmiş bulunuyoruz. Evet; hepimiz anların, olmayan gerçekliklerin yeniden üretilebildiği hatta arttırılmış gerçekliklerin ortaya konduğu bu çağa çoktan alışmışken; Bristol doğumlu Fransız sanatçı Joanie Lemercier, tüm bu sanal görselliğin içerisinde, bizlere 15 dakika süren yepyeni görsel bir keşif vaat ediyor. Hem de bunu, en somut materyaller üzerinden en soyut şekilde gerçekleştiriyor.

Aynı zamanda, 2006 yılına dek AntiVJ adında bir visual label projesine de dahil olan Lemercier, ışığa ve onun yarattığı görsel illüzyona dayalı görsel işler üretiyor. Ağırlıklı olarak mapping, yerleştirme ve light sculpture (ışık temelli heykeller) gibi seyirciyi “izleyen” bağlamından koparan ve her adımıyla bu deneyime ortak eden işler ortaya koyuyor. Son olarak Nimbes isimli yerleştirmesi ile seyircinin gönlünü fena halde yakan Lemercier, 3 boyutlu mekanları daha çoklu boyutlara aktarırken, seyirciyi bu keşfin tam da ortasında bırakıyor. Işığın ve onlara paralel görüntülerin birbirlerini yok ederek yeniden oluşturdukları ve uzamla birlikte genişleyen ve sanatçının “kanvas” adını verdiği bu topluluk, ki biz buna mekan diyoruz, Joanie’nin asıl çalışma alanını oluşturuyor. Uzayan yollar, her adımda büyüyüp küçülen kararsız şehir mimarisi ve karşımızda öylece duran herhangi bir duvar; tüm bu yapılar çözülerek birbirlerine karışıyor ve belki de insan elinden çıkamayacak yapılar haline geliyor. Bu noktada seyirci, var olduğu mekanda kayboluyor ya da sanatçı tarafından kaybediliyor.

Mekana özgü ürettiği işlerin yanı sıra, şimdilerde daha ufak ekipmanlar ile daha göz alıcı işler yapmayı kafasına koyan sanatçı, hem cisimlere hem de cisimlerin var olduğu uzama daha akışkan ve daha hareketli bir görsellik getiriyor. Böylece seyirci, hem cismin kendisini hem de cismin yer aldığı mekanı farklı bir açıdan deneyimlerken, tüm bu algılama sürecini zihninde yeniden tartışıyor. Ufak noktalarla başlayan keşif, gittikçe büyüyerek derin peyzajlara oradan da daha derin kent mekanlarına ve son olarak bağımsız ve bağıntısız parçalara dönüşüyor. Bazen ise tüm bu süreç bir kenarda kalıyor ve seyirciye yalnızca bu bağımsız parçalar yansıtılıyor.

Geometrik şekillere obsesif derecede takıntılı olduğunu söylemekten çekinmeyen sanatçı, sık sık kenara bu şekilleri karaladığını ve 3 boyutlu hale getirmeden önce 2 boyutlu haliyle tüm bu süreci tasarladığını belirtiyor.

Lemercier’in ürettiği 15 dakikalık her deneyim, aslında seyircinin günlük rutinini birebir çizen birer görsel harita olarak da okunabilir. Zihnin rüya ile başlayan ve yine rüya ile biten bu döngüsünde; günlük hayatın tüm gerçekliği, böylesine gerçeküstü bir dokunuşu da hak ediyor çünkü. Tam da bu yüzden gerçeklik bu pencerede yeniden keşfedilmeye değer.

Dilan Ceylan Emektar

ÖNERİLEN SÖYLEŞİLER

SAVAŞ ÖZAY

SAVAŞ ÖZAY

GRAFİK TASARIMCI - İSTANBUL / ATAŞEHİR
ELİF SEZGİN

ELİF SEZGİN

OYUNCAK TASARIMCISI - İSTANBUL / KADIKÖY
DENİZ KADER & CANDAŞ ŞİŞMAN

DENİZ KADER & CANDAŞ ŞİŞMAN

GÖRSEL SANATÇI - İSTANBUL / MAÇKA